23 Şubat 2011 Çarşamba

Dailybooth nedir?

Çok kısa tanımlamak istersek twitter'ın resimlisi diyebiliriz aslında.

Belirli bir avatar(Profil resmi) yok. Sitenin amacı hergün yeni bir resim yüklemeniz/ web cam ile çekmeniz. Her yeni resminiz Live Feed bölümünde gözüküyor. Resminizin yanına çeşitli yorumlar yazabiliyorsunuz insanlarda resminizin altına yazılı yada resimli yorumlar yapabiliyorlar.

Sitenin Facebook, Twitter ve Gmail bağlantıları mevcut. Yani Face, Gmail ve Twitterdaki tüm arkadaşlarınızı Dailybootha alabiliyorsunuz. Yalnız tek bir problem var o da Türkiyede pek kullanıcısı yok.

Genel olarak üyelerde kızlar çok çok daha kalabalık. Ama +18 denilebilecek türden resim paylaşan pek olmuyor.

Bunun yanında özel mesaj özelliğide mevcut.

Özellikle yabancı dilini biriyle konuşarak geliştirmek isteyenler için bulunmaz nimet denilebilir bu site. Çünkü insanlar genellikle cana yakınlar ve rahatlıkla tanışabilirsiniz.

Daha çok Birleşik Krallık, ABD, Rusya, Macaristan, Avusturya gibi ülkelerden kullanıcıları mevcut.

Ve son bir ekleme daha. ijustine gibi oldukça eğlenceli insanlarda bu siteye üye (:

[caption id="" align="aligncenter" width="241" caption="Dailybooth Ekran Görüntüsü"][/caption]

 

Haydar Özkömürcü

20 Şubat 2011 Pazar

Follower /Takipçi Kazanmanın Yolları

Twitterda Follower kazanmanın yolları




Twittera hepimiz ilk girdiğimizde ilk tweetimiz yaklaşık olarak "burda amaç ne ya" gibilerinden bişeyler olmuştur. Ama aslında amaç follower kazanmak yani sesinizi olabildiğince çok insana duyurmaktır. Tabiki başkalarınında seslerini duyabilmektir. E tabi insanların sizi takip etmeye başlamasıda sizin farklı olmanıza bağlıdır. Diğer insanlardan bir farkınız olmazsa insanlar sizi takip etmeyeceklerdir.
Farklı olmanında tabi tadını kaçırmamak lazım. Bazıları hükümeti eleştirin asla savunmayın ozaman sizi kimse takip etmez falan diyor ama boşverin onları. Kendiniz olun. Düşündüğünüz herşeyi yazın. Fakat belirli bir kulvarınız olmasınada dikkat edin. Birbiriyle çok ilgisiz konularda tweetler yazabilirsiniz fakat bu alakasız konuların belli bir sayısı olsun.
Tweet yazacağınız konuları belirledikten sonra Bio bölümüne gidip kendinizi birazcık anlatın. Ama nerede okuduğunuz ne işle meşgul olduğunuz falan çok önemli değil aslında. Önemli olan tweetleyeceğiniz konularla ilgili birşeyler yazmak oraya. O kısmı okuyan kişi sizin tweetlerinizin nasıl olabileceğini hissetmeli.

Ardından çok beğendiğiniz tweetleri favorites olarak eklemeye başlayın. Tabi birden değil zamanla olacak bir iş bu. Favoritesi olmayan biri gerçek bir twitter kullanıcısı değildir birçok kişinin gözünde. O bittikten sonra ilgi alanlarınıza sahip olan ama çok tweet yazan ya da ilgi alanınız dışında ama followlamak istemediğiniz kişiler için listler oluşturun ya da halihazırda bulunan listleri takip etmeye başlayın.
Tweetlerken özlü sözlerden uzak durmaya çalışın. Tabi eğer sözü siz yazmadıysanız. Followerslarınızla @mention aracılığıyla konuşabilirsiniz fakat tadını kaçırmayın. İnsanlar başkalarıyla konuştuğunuzu görsün fakat arada bir normal tweette yazmalısınız yoksa insanlar sizi takip etmeyi bırakırlar. Unutmayın twitter chat yapmak için değil.
Asla ama asla birinin yazdığı tweeti çalmayın. Mutlaka Retweet kullanın. İnsanlar çaldığınızı farkettiğinde sizi takip etmeyi bırakacaklardır.
Mutlaka tweetlerinizde #hashtag kullanın. Size gelen güzel mentionları RTleyin. Arada bir sorular sorun güzel cevapları RTleyin. İnsanlar sizi takip ettiklerine memnun olsunlar.
Sizi yeni biri takip etmeye başladığında güzel bir hoşgeldin mesajı atın. Ve followerslarınızın bir sorunu olduğunu gördüğünüzde yapabileceğiniz durumlarda yardım etmeye çalışın.
Twitter Puccaa'nın dediği gibi karı-koca bulma yeri değil maalesef( :) ) O yüzden karşı cinslere pek asılmayın aşırı derecede ters tepecektir.
Twitterda küfür edenler pek hoş karşılanmazlar. Olabildiğince seviyeli bir şekilde yazmaya bakın.
Size follower kazandıracağını iddia eden sitelerin %90ı spam mesajlar gönderir. O yüzden üye olmamaya çalışın. Fakat twitturk'e üye olun ve adınızı kaydettirin. Arama sonuçlarında çıkmanız size gerçektende follower kazandıracaktır.
Tweet yazmaktan yorulmamalısınız. Ne yaptığınızı çok ilginç değilse yazmayın. Kimse sizin yemeği ne zaman yediğinizle ne zaman dışarı çıktığınızla ilgilenmez fakat yemeğinizde geyik eti yiyorsanız yada dışarı Çırağana gidiyorsanız evet yazabilirsiniz.
Güncel konularla ilgili yazılar yazmaya çalışın. Mümkünse eğer farklı dillerde de yazabilirsiniz tweetlerinizi. Mutlaka yazdığınızı görüp beğenecek ve Retweet edecek birileri vardır.
Sizi unfollow edenleri mutlaka takip edin. Hangi insanların sizi takip ettikleri kadar kimlerin sizi takip etmeyi bıraktığını bilmekte neler yazacağınızı etkileyecektir. Unfollowları görebilmek için çok sayıda site var. Ben http://who.unfollowed.me/ kullanıyorum.
Twitterda 3 tip kullanıcı vardır.
İlkinin follower ve following sayıları neredeyse aynıdır. Bu kullanıcılar kendilerini takip edenleri takip eder takip etmeyenleri ise etmez. O tür kullanıcılara ulaşabilmek için followlamanız yeterlidir. Following sayısı çok fazla followerı çok az olan kullanıcılar vardır. Bu kullanıcılardan uzak durun. Ya spam kullanıcılardır. Ya da siz onu takip etmeye başlasanız bile farketmezler.Birde cool takılanlar vardır. 100 kişiyi takip ederler ama onları 1000 kişi takip eder. Eğer gerçektende ağzınızdan bal damladığına inanıyorsanız onlar gibi olabilirsiniz. Ama en kolay follower almanın yolu ilk tip kullanıcılardadır.
Ünlülere tweet yazmaktan çekinmeyin. Genelde zaten okumayacaklardır bile. Ama olurda size cevap verirlerse yada yazdığınızı RT ederlerse en az 5 yeni follower kazanacaksınızdır.
Twitterınızda sahte bilgilere yer vermeyin. Çok ekstrem bir kullanıcı hesabu açmadıysanız tabii. Unutmayın insanlar sizi takip ediyorlar.
Herkesin bildiği şeyleri paylaşmanın pek bir faydası olmayacaktır. Yeni ve farklı şeyler yazmalısınız. Yeni bir web sitesi ya da yeni bir haber olabilir. Unutmayın en çok RT edilen tweetler Son Dakika gelişmeleridir.
Retweet edilebilecek türden bir tweet attığınız zaman 140 karakteri sonuna kadar kullanmamaya çalışın. Çünkü insanlar sizin tweetinizi RTlerken yorumlar katmak isteyecektir. Onlar içinde boşluk bırakmalısınız.
Twitpic ve benzeri siteleri mutlaka kullanın. Karikatürler komik resimler yada ilginç resimler kendi resimleriniz ne olursa.. Resim ve video paylaşmanız size follower olarak geri dönecektir mutlaka.
Olabildiğince hergün giriş yapmaya çalışın. Ve benden size son bir öneri. Profesyonelce tweetlemek istiyorsanız TweetDeck kullanın. Eğer Google Chrome kullanıyorsanız Chromed Bird eklentisinide tavsiye ederim.

 
Haydar Özkömürcü

Facebooktaki Yenilikler

Son zamanlarda facebook'ta yenilik üstüne yenilik geliyor. Birçoğuna yetişemiyoruz.

En son Türkiye'ye Fotoğraf albümlerinin görünümde değişiklik geldi. Aslına bakarsanız Vkontakte.ru paylaşım sitesinden kopyalamışlar biraz ama fena olmamış. Tabi beğenmediyseniz bunu kullanmak zorunda da değilsiniz. F5'e basın yeter :)

Bildiğiniz üzere formspring karşılıklı soruların sorulabildiği bir sosyal paylaşım sitesi. Geçtiğimiz aylarda formspring sitesi çok büyük atılım yaptı. Facebook'ta buna karşılık vermek için Questions diye bir sayfa hazırladı. Şu anda yalnızca Birleşik Devletlerde faal olan questions bölümüne http://www.facebook.com/questions/ adresinden ulaşabilirsiniz. Son olarak önemli bir not: Formspringte Anonim sorular sorabilmekteydik fakat Facebook buna izin vermeyecek. Herkes soruyu kimin sorduğunu görebilecek.

Facebook'ta oldukça fazla sayıda sayfa-grup ve kişi var. Bunların birçoğu da farklı dilleri kullanıyorlar. Facebook bu sorunu halletmek için yeni bir çeviri uygulaması hazırladı. Henüz Türkçe çeviriler yapamıyor fakat şimdiden aktif konuma getirilebilir. http://www.facebook.com/translations/ adresini ziyaret ederek aktif edebilirsiniz. Face Chat bölümünün hemen yanında küçük bir dünya işareti çıkacaktır. Türkçe için çalışmaya başladığında ilk kullananlardan olabilirsiniz.

Facebook'un Mesaj bölümüde tamamen değişti. Şu anda yalnızca bazı üyeler kullanabilmekte bu özelliği. Artık her yeni mesaj için Gelen kutunuzda yeni bir bölüm açılmayacak. Örneğin Ahmetten gelen mesajların hepsi alt alta gelecek ve Face chatten yazılanlarda buraya gelecek. Ayrıca Gelen ve Giden kutularıda kaldırıldı. Hepsi Mesaj bölümünde toplandı. Tanımadığınız kişilerden gelen yazılar ise Diğer bölümüne gönderiliyor. Fakat dikkat etmeniz gereken ve birçok sevgiliyi birbirinden ayıracak yeni bir gelişme daha var. Mesajlar silinemiyor. Yalnızca arşive gönderebiliyorsunuz ve arşivde saklanıyor mesajlarınız. Yeni mesajlara herkesten önce geçebilmek için facebooka şuradan başvurabilirsiniz, http://www.facebook.com/about/messages/

Facebook Sayfalarıda değişmekte. 10 Mart 2011'e kadar isteğe bağlı olmak üzere tüm sayfa görünümleri baştan aşağı değişecek. Artık kişisel profilinizin yanında admini olduğunuz sayfaları da aynı kendi kişisel profilinizi kullanabildiğiniz gibi kullanabileceksiniz. Yani örneğin ABC sayfasının adminisiniz. DEF sayfasını beğenebileceksiniz. DEF sayfasında yorum yapabileceksiniz ve facebooktan çıkış yapmadan dilediğiniz zaman kendi profilinize dönebileceksiniz. Ayrıca insanlar Sayfa hesabınıza mesajda gönderebilecekler.

Facebook Mail artık kullanımda. Yeni mesajlar servisini kullanıyorsanız eğer tek yapmanız gereken facebooktan bir "id" almak. Eskiden facebook profil adreslerimiz http://facebook.com/id45344523423 şeklindeydi fakat artık http://facebook.com/idburadakendiseçtiğinizyeniid olacak şekilde ayarlandı. Ve facebooktan alacağınız yeni mail adresinizde seçtiğiniz id ile aynı olacak. Fakat bu id'yi bir kereliğine seçebilmektesiniz. O yüzden seçiminizi iyi yapmalısınız. Facebook Maili aktif hale getirdikten sonra gmailden hotmailden yandexten yahoodan kısacası tüm mail servislerinizden Facebook Mesajlar bölümüne mail alabilirsiniz. Ayrıca mesajlar bölümünüzde resim-video'da görüntülenebilmekte ve indirilebilmekte.

[caption id="" align="aligncenter" width="720" caption="Facebook Mesajlar"][/caption]

Facebookta Yerler bölümüde artık aktif olarak çalışmakta. Genellikle iphone ve benzeri araçlarda kullanılabilmekte. Arkadaşlarınızın yerlerini etiketleyebilmekte ve kendi yerinizi facebookta açıklayabilirsiniz. Fakat daha çok http://touch.facebook.com adresinde kullanılabiliyor.

Facebook ilişki durumlarına da iki tane yeni durum ekledi. Henüz yalnızca ABD'de kullanılmakta olan bu durumlar birlikte yaşama (evli olmadan yani) ve sivil birliktelik. Yakında Türkiyeyede gelecek.

Facebookta ayrıca yeni bir çalışma var. Doğum günlerini duvarda kutlamak bir hayli yer kaplamakta. Bunun için ayrı bir modül geliştirmekteler. Bu da açıklandığında buradan duyrulacaktır.

 

Haydar Özkömürcü

12 Şubat 2011 Cumartesi

Mısır Devrimi! #jan25







Kendisini “özgür ruhlu bir isyancı” olarak tanımlayan Maha el-Esved, benim bu satırları yazmamdan 24 saat önce “Yaşasın Mısır, Yaşasın Özgür Mısır, Yaşasın Mısır Devrimi!” diye haykırıyordu.


Bu satırlarından hemen önce de “Binlerce avukat cübbeleriyle şu anda Tahrir Meydanı’na doğru ilerliyorlar. Manzarayı anlatabilecek kelimeleri bulamıyorum” satırlarını düşmüştü Twitter’a.

Mısır Ordusu adına yapılan ve Hüsnü Mübarek’in yanında saf tuttuğu izlenimi yaratan açıklamasından hemen sonra ise, -benim şu satırları yazdığım sırada- Maha’nın (bir Mısırlı genç kız olduğunuseziyorum) şu Twitter satırları dikkatimi çekti:

“Bu devrim ordusuz başladı ve ordusuz devam edecek.” Ve, büyük harflerle devam ediyor: “SİZE İHTİYACIMIZ YOK, DİKTATÖR KORUYUCULARI!”

Maha’yı tanımıyorum. Twitter üzerinden izlediğim, Tahrir Meydanı’na her gün girip çıkan Mısırlılardan biri olduğunu yazdıklarından biriyim sadece.

Mısır’da “tarih yazan” harikulade “Halk Devrimi”ni ateşleyenlerden birini, Wael Ghonim’i (dünkü yazıda adını yanlış yazmışım) tanımıyorum ama kim olduğunu biliyorum. Wael, kendisini “Sürekli Değişen, Ciddi Şakacı, İnternet Müptelası, Statükoya meydan okumayı sever” diye tanıtmış Twitter’da. Şu an saat 14:45 ve birkaç dakika önce yazdığı Twitter, kendisini tanıtma tarzına uygun ironik tonlartaşıyor:

“Sayın Başkan Mübarek, artık sizin onurunuz değil, Mısırlıların kanı önemli. Lütfen ülkeyi terkedin ŞİMDİ.”

Wael Ghonim’den herkesin adını bildiği Muhammed el-Baradei’ye geçiyorum. Geceyarısı “Mısır infilak edecek. Ordu şimdi ülkeyi kurtarmalı” diye yazmıştı; az önce yazdığı Twitter ise şöyle:

“Bütün ulus sokaklarda. Rejimin tek çıkış yolu çekip gitmesi. Halk iktidarı ezilemez. Kazanacağız. Ordunun katılacağını hala umuyorum.”

Derin tarih, büyük halk

Nefes almadan tüm Ortadoğu’nun tarihini yeniden çizecek, tüm dünyayı sallamakta olan “Mısır Devrimi”ni izliyorum. Bir gözüm Ipad’de, internet üzerinden Mısır’dan yazılan twitter’ları okuyorum, bir elimde bilgisayar başta Amerikan basını son dakika haberlerini ve sayısız yorumu okuyorum; bir elimde uzaktan kumanda aleti, El Cezire’nin İngilizce ve Arapça yayınları arasında gidip geliyor diğer gözüm.

Kahire’de Tahrir dalgalanıyor, yakındaki radyo-televizyon binası önüne yığılmaya başlıyor kalabalıklar ve de Tahrir’den epey uzaktaki Heliopolis’te Mübarek’in Uruba Sarayı önünde birikiyorlar.İskenderiye’de müthiş bir insan seli. Keza, Mansura’da ve İsmailiye’de. Mahala’da, Helwan’da hayat durmuş vaziyette. Tekstil ve çimento fabrikaları çalışmıyor, telekomünikasyon hizmetleri durmuşhalde. Süveyş şehrinde bazı devlet binalarının kuşatıldığını veya ele geçirildiğini izliyorum.

Gördüklerim, hareket halindeki kitlelerin büyüklüğü ve katılımın yaygınlığı bakımından ancak bundan 32 yıl önce İran’da tanık olduklarım ile karşılaştırılabilir. Bu, üstelik, çok daha “zerafet sahibi” birdevrim gibi gözüküyor.

Büyük bir halk ne de olsa Mısır halkı. Bağdat doğumlu bir İsrailli’nin, New York Üniversitesi’nin tanınmış bir Ortadoğu uzmanı olan Alon Ben-Meir”in Mısır halkı için şu satırlarına tümüyle katılıyorum:

“Onları (Mısır halkı) sadece kahramanlıkları için değil, aynı zamanda, sağlamlıkları, yurttaşlarına derin bir duyguyla bağlılıkları, halk devrimlerini nihai zafer doğrultusunda gerçekleştirirken ortayakoydukları sorumluluk ve kararlılıktan ötürü alkışlıyorum. Muhtemelen bütün bunların hiçbiri şaşırtıcı değildir. Mısır, ne de olsa, 4000 yıldan fazla bir süre sürekliliğe sahip tarihi, eşsiz kültürel zenginlikleri,kuşaktan kuşağı aydınlatmış olan bir uygarlık beşiğidir. Bu ülkenin devrimcileri, ülkelerinin şanlı tarihinden beslenerek sımsıkı durdular. O öyle bir tarihtir ki, onları iç güç ile ve tekrar ve tekrar ayağakalkarak, Mısır’ın gelecekteki kaderini yaşamak için donattı.”

Geleceğin tarihçileri yazacaklar...

Şu aşağıdaki satırlar ise, önceki gece Hüsnü Mübarek ve General Ömer Süleyman’ın televizyon konuşmalarını dinledikten sonra, Tom Friedman’ın Kahire’den New York Times’daki köşesine taşıdıkları:

“Bu söylemin, Tahrir Meydanı’ndaki bu demokrasi ayaklanmasının gerçeğiyle hiçbir bağlantısı yok. (Bu demokrasi ayaklanması) uzun süre baskı altında tutulmuş ve artık korkmayan, artıközgürlüklerinden mahrum bırakılmaya razı olmayan, 30 yıldır onlara demokrasiye hazır olmadıklarını bildiren kendi liderleri tarafından aşağılanmayı kabul etmeyen halkın kendi gücünü üretmesidir.Gerçekten, Mısır demokrasi hareketi, Hüsnü Mübarek’in söylediğinin tam tersi: içerden kaynaklanan, yorulmak nedir bilmez ve tümüyle Mısır’lı. Geleceğin tarihçileri bu hareketi yaratan büyük tarihi güçleriyazacaklardır...”

ABD’nin ne dediğinin artık önemi yok

Tekrar Twitter’a dönüyorum; Rowan el-Şimi adlı başı açık, ray-ban gözlüklü olduğu fotoğrafından anlaşılan genç Mısır’lı kız 45 dakika önce şöyle yazmış: “ Halk, saraya yürürken ‘Bu bir protesto değil,Devrim’ diye bağırıyor. Özgürlük!”

Christiane Amanpour ise aynı dakikalarda bir “üst düzey Mısırlı yetkili”nin kendisine “Mübarek’in Kahire’yi terkettiğini söylediğini” haber veren bir twitter yazmış.

Gözüm sevgili dostum, Londra’da El-Hayat gazetesi için yazan Kamran Karadaghi’nin (Iraklı Kürt) satırlarına takılıyor:

“Artık Obama yönetiminin Mısır’daki olaylara tepkisinin bir önemi kaldı mı? Ne rejim, ne de halk ırgalamıyor.”

Devrim, böyle bir şey işte.

Bu satırlar yayımlandığı sırada, durum ne olursa olsun. Tarihi gerçek ortada:

Mısır’da devrim oluyor!

Cengiz Çandar